![]()
Dinleti bölümünde kendi yazdigim naçizane bir beyin saçintisi var yine. Okuyun.. ![]()
"Seyir" basligi altinda, 16. Uluslararasi Ankara Film Festivali hakkinda kisa bir tanitim yazisi var. Festivalsiz kalmayin efenim, iyi seyirler ![]()
Haberler basligi altinda ise; Türkçe'ye benzeyen ama gerçekte baska dilden gelmis olan sözcüklerden örnekler vererek bu kelimelerin tanimlari üstünde durmaya calistim. Ilginizi cekebilir.
![]()
Bir Siir
Söyleyememek...
yanagini ömrünü dahi esirgemedigine içindekine...
Bir çift..
bir çift sözcükle öpebilmek O'nu..
..içindekini..
- Gözleriyle... gözleriyle gittigin denizlerde mi söyleyemediklerin?.. Ya da engin denizlerin sesi miydi sususun?
- Bir gökkusagiydi yasamim; rengârenk... simdi ?.. Renklerin en suskunu; siyah... Senin her gelisinde siyahi sevmek... Ask bu mu yarim?
- Gözlerindeki minik kivilcimlarin sesi miydi yüregimdeki sesi bastiran? Seni seviyorum... Seni seviyorum... Seni...
- "Gözlerin küçük bir köy, o kadar yorgun ve ölebilecek kadar özgür" diyen sesin miydi özgür sessizligi bozan? yoksa söyleyemediklerin miydi duydugum?
- Sususundan gelen ince gülüslerde sevmek, sevmek, sevmek seni... Ben sende miyim yarim?
- Sözlerin kadar güzel susman... Sen ask misin yarim?
(Mart 97) - AnarSiSt
![]()
16. Uluslararasi Ankara Film Festivali basladi.
Baskentliler için sinema maratonu 16. Uluslararasi Ankara Film Festivali ile basladi. Festivalin progaminda daha önce Istanbul Film Festivali'de gösterilen ve !F Istanbul'dan da bir kaç film var. Ulusal yarisma ve belgesellerin yanisira büyük ilgi görmesi beklenen sünya sinemasindan gelen filmler var. Muhtelif türden filmler her türlü zevke ve kedere uygun düsebilir.
Son dönem çikista olan Arjantin sinemasindan bir Sili ortak yapimi olan "El Bonaerense" Buenos Aires polis teikilarindaki çürümüslügü yalniz bir adamin çikisligi öyküsüyle anlatiyor. Özgün yaklasim arayan meraklasina cazip gelebilecek bir yapim ise "Kapsül';. Iki Amerikali ve teknoloji manyagi arkadasin bizzat yaptiklari kapsülü anlatan film, futuristik anlatimiyla da son derece ilginç.
Keyifli ve 'kolay' bir seyirlik ise Katie Holmes'lu "Annemler Yemege Geliyor". Ailesiyle arasi pek iyi olmayan, onlarin beklentilerinin disinda yasayan genç bir kizin sonunda bir aile yemegi düzenlemesiyle baslayan olaylar tabii ki her seyin birbirine karismasi ve ters gitmesiyle içinden çikilmaz hale geliyor. Bu Amerikan bagimsizi film, özellikle Holmes hayranlari için ideal olabilr.
Blues severler için Wim Wenders'den "Bir Adamin Ruhu", gerilim meraklilari için Ingiltere'den "Donmus" var.
Ingiliz yönetmen Michael Winterbottom'in festivalde daha yeni bir filmi "Kod 46" var ama siz en iyisi mülteci sorununa son derece yalin ve etkileyici bir bakis olan "Bu Dünyada"yi izleyin.
iyi seyirler : )
![]()
Türkçe'ye benzeyen ama gerçekte baska dilden gelmis olan sözcükler:
Bu bölümde islenen sözcükler, baska dillerden dilimize girmis ama Türkçe kök ya da sözcüklerden türemise benzer bir hale sokularak (o Türkçe sözcügün anlamini tasimasa bile) kullanilagelmis sözcüklerdir. Bunlarin çogu, genis bir kesim tarafindan Türkçe sanilmakta; hatta bir bölümü de Türkçe'de çagristirdigi anlamda - hatali biçimde - kullanilmaktadir. Benim bu sözcükleri arastirmamdaki ana dürtüler de zaten sözcüklerle uyumsuz olan türkçe anlamlardi. Bunlar arasinda, son dönemlerde birçok komsudan duydugum "kardolabi" lafi (gardrop demek istemisler), bu isin bazen ne kadar abartildigina çok ilginç bir örnek!.. Daha sik kullanilan diger sözcükleri asagida veriyorum. Bunlarin yanina, geldigi dilden dolayi sasirtici olan yabanci kökenli bazi diger sözcükler ekliyorum:
1- metelik: Sondaki -lik eki, türkçe sözcük çagrisimi yapiyor; "yemeklik yag"daki gibi... Asli ise bati dillerinden geliyor: Ingilizce'de, metallic; yani metal para... Biz kullanirken bastaki bölümü de bir türk ismiyle (mete) degistirip kullanagelmisiz.
2- isterik: Biliyorum ki birçok kisi bu hatali biçimiyle kullanmiyordur bu sözcügü. "Histeri" nöbetlerine tutulan kisinin aldigi sifattir ve ingilizcede "histerical" denir. Basarisizliga ve bir seyi elde edememeye dayanamama ve asiri sinirlenme gibi (ruhbilimci degilim) etkileri olan bir ruh hastaligi olan kisi "histerik" olarak anilir. Oysa Türkçe'de "isteme" ile bag kurulmasi ve "bir seyi çok isteyen" anlaminda kullanilmasi da çok yaygindir. Hatta bazen, "isterik kadin" lafi oldukça asagilayici bir mantikla kullanilir.
3- bendeniz: Bu sözcügün ne "ben" adiliyla, ne de "deniz"le bir ilgisi yoktur; ancak sondaki "-niz" eki Türkçe'dir. "Bende", Farsça'da, "kul, tutsak" demektir. Yani kisi kendini sunarken - eski dönemlerin asiri nezaketiyle -, "Ben kulunuz X kisi," diye sunar ya; bu da öyle konusmalarla geçmisten günümüze gelmis. Bu açiklama gösteriyor ki, "Ben bendeniz X kisi," demek dogru olur ve yalniz kendimizi degil baskalarini da, "Bu da naçizane bendeniz Y," diye sunabiliriz (tabii Y'nin affina siginarak). Neyse, bu sözcüge bu kadar açiklama fazla bile...
4- kaldirim: Bunun "kaldirmak" ile bir ilgisi var gibi görünse de (otoyolun yükseginde olmasi açisindan), asil kökeni Rumca'dir. Rumca'da "kali", "iyi" anlamindadir (kalimera: günaydin, iyi günler). "Dromos" (sondaki "s" genelde okunmaz) ise "yol" anlamini tasir. Yani kali-dromos: iyi-yol; yani yürümeye elverisli, tassiz, tozsuz, çamursuz yol...
5- sütyen: Genelde iliski kurulmasa da, bu sözcük "süt-meme" iliskisini çagristiracak bir yapida kullanilmaktadir. Itiraf etmeliyim ki ben küçükken bu iç çamasirinin - isminden dolayi - sütün dis giysiye sizmasini engellemeye yaradigini saniyordum. Asil kökeni Fransizca'daki "sous tien"dir ("asagidan tutan" anlaminda). Okunusu: sutien. (Bu konudaki açiklamalari için arkadasim Devrim Y. Aksin'a tesekkürler...)
6- lahmacun: Bu sözcügün "macun"la ilgisi dolaylidir. Arapça'da "acin" yogrulmus (macun o kökten gelir), "lahm" ise "et" demektir. Lahm-i acin: yogrulmus et...
7- boga yilani: Bu yilan, avini bogarak öldürmesi ve belki de boga gibi iri ve güçlü olmasindan dolayi, ismi Türkçe sanilmaya oldukça yatkin olan ilginç bir örnektir. Oysa asli, simdi kesinlikle hatirlayamayacagim bir Afrika dilinden geliyor: boa... Sondaki "yilani" sözcügü gereksiz... Kobra, piton der gibi, boa!..
8- vapur: Ingilizce "vapour" (buhar) sözcügünden geliyor. Önceleri buharli gemilere verilen ingilizce isimden... Aslinda, dilimizde bati dillerinden uyarladigimiz sözcüklerin genelde fransizca okunusunu kullandigimizdan bunu da "vapor"dan uyarlamisiz.
9- anahtar: Bu sözcügün kökü, yunanca "anihto" (açmak) eylemidir. "Anihtiri" ise "açmaya yarayan" anlamindadir; yani "anahtar"... Yunanca kökenli sözcükler aslinda dilimize Anadolu'da konusulan ("konusulmus olan," demek daha dogru olur sanirim) Rumca'dan geçmistir. Gerçekte iki dil biririne çok benzese de, Rumca'daki birçok sözcük Yunanlar'ca bilinmez. Bu yüzden bu sayfalardaki birçok grekçe sözcüge "Yunanca kökenli" demek yerine "Rumca kökenli" demeyi yegleyecegim. Bu durumda ise "Anadolu Rumlari'nin dili" anlasilmalidir.
10 - kilit: Yine Rumca'daki "kleo" (kapatmak) eyleminden türeyen "kleidi" ("klidi" diye okunur; "kapamaya, kilitlemeye yarayan" anlaminda...) sözcügünden gelmektedir.
Sanat & Kültür Yayin Grubu
my gallery
my wallpapers
my web
![]()
Devious Comments
--
~basidonenkoala
--
--
--
--
~basidonenkoala
--
--
~basidonenkoala
--
Previous Page123Next Page